Bafra Tek Haber
Cem Garipoğlu İntihar Etti
Cem Garipoğlu İntihar Etti

17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver...

Bafra Ülkü Ocaklarından Basın Açıklaması
Bafra Ülkü Ocaklarından Basın Açıklaması

Samsun Bafra Ülkü Ocakları Başkanı...

Bafra’da Trafik Kazası, 1 Ölü
Bafra’da Trafik Kazası, 1 Ölü

Samsun’un Bafra İlçesinde meydana gelen...

Yolcu Dolmuşu Polis Otosuna Çarptı, 2 Kişi Yaralandı
Yolcu Dolmuşu Polis Otosuna Çarptı, 2 Kişi Yaralandı

Samsun’un Bafra ilçesinde yolcu taşıyan...

HÜSEYİN UYAR’DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
HÜSEYİN UYAR’DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI

Hüseyin Uyar, Kurban Bayramı münasebetiyle...

BAFRA KAYMAKAMI KURBAN BAYRAMI MESAJI
BAFRA KAYMAKAMI KURBAN BAYRAMI MESAJI

Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı,...

Başkan ŞAHİN’den Bayram Kutlaması
Başkan ŞAHİN’den Bayram Kutlaması

Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin...

Tuncay Yurduseven’den bayram mesajı
Tuncay Yurduseven’den bayram mesajı

AK Parti Bafra ilçe Başkanı...

Cem Garipoğlu İntihar Etti
Cem Garipoğlu İntihar Etti

17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver...

Bafra Ülkü Ocaklarından Basın Açıklaması
Bafra Ülkü Ocaklarından Basın Açıklaması

Samsun Bafra Ülkü Ocakları Başkanı...

Bafra’da Trafik Kazası, 1 Ölü
Bafra’da Trafik Kazası, 1 Ölü

Samsun’un Bafra İlçesinde meydana gelen...

Yolcu Dolmuşu Polis Otosuna Çarptı, 2 Kişi Yaralandı
Yolcu Dolmuşu Polis Otosuna Çarptı, 2 Kişi Yaralandı

Samsun’un Bafra ilçesinde yolcu taşıyan...

HÜSEYİN UYAR’DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI
HÜSEYİN UYAR’DAN KURBAN BAYRAMI MESAJI

Hüseyin Uyar, Kurban Bayramı münasebetiyle...

BAFRA KAYMAKAMI KURBAN BAYRAMI MESAJI
BAFRA KAYMAKAMI KURBAN BAYRAMI MESAJI

Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı,...

Başkan ŞAHİN’den Bayram Kutlaması
Başkan ŞAHİN’den Bayram Kutlaması

Bafra Belediye Başkanı Zihni Şahin...

Tuncay Yurduseven’den bayram mesajı
Tuncay Yurduseven’den bayram mesajı

AK Parti Bafra ilçe Başkanı...

Bafra Tek Haber
Murat Baş Yazdı; Tarihimizde Kadızâdeler – 2
Murat Baş Yazdı; Tarihimizde Kadızâdeler – 2
Köprülü Mehmed Paşa’nın Vezir-i Azam Olması ve Olaylar Karşısındaki Tutumu: Köprülü Mehmed Paşa Arnavutluk’ta Berat Kasabası yakınlarında bulunan Rudnik köyünde doğmuştur. Son devşirmelerdendir.(8) Önce çeşitli saray hizmetlerinde bulunmuş, sonra da...
14 Ocak 2014 21:37
Font1 Font2 Font3 Font4

Köprülü Mehmed Paşa’nın Vezir-i Azam Olması ve Olaylar Karşısındaki Tutumu:

Köprülü Mehmed Paşa Arnavutluk’ta Berat Kasabası yakınlarında bulunan Rudnik köyünde doğmuştur. Son devşirmelerdendir.(8)

Önce çeşitli saray hizmetlerinde bulunmuş, sonra da Samsun yakınlarında o zamanları Amasya sancağına bağlı olan Köprü köyünde “tımar” olarak görev almıştır. Daha sonra Hüsrev Paşa sayesinde çeşitli mevkilere yükselmiş ve IV. Mehmed zamanında “Valide Sultan”ın destekleyicisi olmuştur. Sonra sadrazam tarafından azledilmiş, ancak imparatorluğun Kadızadeliler hareketiyle yeni bir bunalıma girdiği sırada Reisü’l Küttab Şamizade  Mehmed Efendi ve Kasım Ağa gibi dostları, padişahı ve Valide sultanı Köprülü’nün imparatorluğu bu durumdan kurtaracak tek kişi olduğuna inandırmasıyla sadaret yolu kendisine açılmıştır.

Padişah tarafından sadarete davet edilen Köprülü Mehmed Paşa, alışılmadık bir şekilde padişah ve Valide Sultan’a bazı şartlar ileriye sürmüş, bunların kabul edilmesi halinde görevi kabul edebileceğini belirtmiştir. Bu şartlar kabul edilmiş ve 1656’da Köprülü Mehmed Paşa’nın sadareti başlamıştır.

Bu duruma bakılırsa devlet yönetimindeki zafiyetin üst düzeyde olduğunu söyleyebiliriz.

Fakat Köprülü Mehmed Paşa hayret uyandıran bu davranışının ne anlam ifade ettiğini kısa zamanda göstermiş, özellikle de Kadızadeler sorununun çözümünde gösterdiği akılcı yaklaşımla başarılı bir devlet adamı olacağının işaretini vermiştir. (9)

Kadızâdeler Hareketinin Sona Ermesi:

Köprülü Mehmed Paşa’nın sadarete gelişinin ilk günlerinde Kadızâdelerin artık had safhaya gelmiş tartışmalarını ve kavgalarını önlemek için, Fatih camiinde toplanarak hadise çıkartmak ve karşıtlarına “şiddet” göstermek isteyen kadızadelere ulemânın da desteğini alarak “nasihat” etmiştir. Fayda vermeyince mallarına el koymuştur. Buna karşılık kadızadeler, tepkilerini ortaya koymak için padişaha dediklerini yaptırmayı alışkanlık haline getirdiklerinden ve Köprülünün henüz yeni göreve gelmiş olmasından yararlanarak görevden azledilmesini istemişlerdir. Hatta bununla da kalmamışlar, bütün tarikat ve tekkelerin kapatılması, minareleri birden fazla olan camilerin diğer minarelerinin yıkılması gibi isteklerde bulunmuşlar, hatta bu isteklerini fiilen yerine getirmek için harekete geçmişlerdir.

Bu tür olayları sürdürmelerinin sebebi ise tamamen saray çevresinin ve padişahın onlara karşı çıkmasıyla saraydaki nüfuzlarının azalması ve menfaatlerinin tehlikeye düşmesinden korkulmasıdır.

Kadızâdelerin nasihatten ve mallarına el koymaktan dolayı geri adım atmaması üzerine Köprülü Mehmed Paşa, diğer mezheplerin ileri gelenlerinin de bulunduğu ulemâyı toplayarak Kadızâde ileri gelenlerinin cezalandırılmalarının gerekli olduğunu söylemiş ve onlardan bunun için müsaade almıştır. Bu tutumuyla mezhep farklılıklarına da eşit mesafede olduğunu gösteren Köprülü akılcı bir yaklaşım sergilemiştir.

Daha sonra yeniçeri birliklerini ve özel muhafızlarını göndererek, Üstüvanî Mehmed Efendi ve diğer Kadızâde liderlerini yakalatarak Kıbrıs adasına sürgün olarak göndermiştir.

Bu konuyu Katip Çelebi “Mizanü’l Hakk fi İhtiyari’l Ahakk” adlı eserinde  şöyle anlatmaktadır;

“Kürsîlerde bir birine taş atıp, laf sokarak yaptıkları karşılaşma, kılıç ve süngü ile savaşa yol açmaya yaklaşınca saltanat tarafından kimilerinin sürgünle kulaklarını çekmek gerekip, terbiyelerini vermek lazım geldi.” (10)

Burada aklımıza şöyle bir soru akılabilir. Köprülü Mehmed Paşa kadızâde liderlerini padişahtan “idam” izni aldığı halde niçin onları sürgünle cezalandırmıştır?

Çünkü, kadızâdelerin arkasında büyük bir halk topluluğu vardı. Aynı zamanda sarayda da nüfuzlu idiler ve bunlar Köprülüyü çekemiyorlardı. Şayet onları öldürtseydi, halkın ve kadızade taraftarları saray çevresinin tepkisini çekecekti. Bu akıllı politika sayesinde Köprülü zaman içinde güvenini artırmış ve uzun yıllar vezir-i azamlık yapmıştır.

Aslında kadızâdeler din adamı görüntüsü altında dini meseleleri halletmekten ziyade bazı menfaatler elde etmek ve padişahı etkilemek için kesin sonuca bağlanması güç ya da imkansız olan İslami meseleleri kendi fikirlerince yönlendirmeye çalışmışlar ve akılları karıştırıp kargaşa çıkartarak imparatorluğun ve padişahın zaten içinde bulunduğu çıkmazın daha da güçleşmesine neden olmuşlardır.

Sonuç olarak; Bu olayla birlikte Köprülü Mehmed Paşa’nın başarısı kökleşmiş, diğer başarılarıyla da imparatorluğun bir süre daha güçlü  ve huzurlu kalmasını sağlamıştır. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışını biraz daha geciktirmiştir.

ÇIKARILACAK DERSLER:

1)      Söylenene değil, “söyleyene” bakılmalıdır.

2)      Sonucu olmayan tartışmalar “sonu” getirir.

3)      Söylem çok güzel olsa da “kazanım” güzel olmayabilir.

4)      Her zaman “haklı” çıkılmaz.

5)      Halka söylediğini “Hakk” mutlaka işitir.

6)      Devlet yönetiminin “acizliğe” tahammülü yoktur.

7)      Devletin çöpü, şahsın “servet”inden daha değerlidir.

8)      Devletin makamları “devlet adamlığı” vasfı olmayanlara verilmemelidir.

9)      Aynı fikirden diye kimseye “iltimas” yapılmamalıdır.

10)   Menfaati için çalışanlardan “hizmet” beklemek nafiledir.

11)   Sorunlara “akılcı” çözüm, daha hassas sorunlara “daha akılcı” çözüm bulunmalıdır.

12)   Sosyal sorunlarda “şiddet”  çözüm getirmez.

13)   Mukaddesatı “menfaat”i için kullananlar, sonunda hüsrana uğrarlar.

14)   Dirayetli devlet adamları olmazsa, “devletin bekâsı” tehlikeye düşer.

15)   Ya “dirayetli devlet adamları” olmasaydı?

Üstad Mehmet Akif Ersoy  diyor ki;

 

                           “Geçmişten adam hisse kaparmış… Ne masal şey!

                             Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

                             Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?”

 

                                                                                                                 M u r a t   B A Ş

KAYNAKLAR

1)       Katip Çelebi, Mizanü’l Hakk fi İhtiyari’l Ahakk, İstanbul 1980, sayfa 110.

2)       Stanford Shaw, Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye, İstanbul 1982,sayfa 285 (çev.M.Harmancı)

3)       İslam Ansiiklopedisi, Kadızâde maddesi, cilt 8, sayfa 642

4)       S. Shaw, (a.g.e.)  I , sayfa 285

5)       İslam Ansiklopedisi, Kadızâde maddesi, cilt 7,  sayfa 549

6)       S. Shaw, (a.g.e.)  I , sayfa 285 (aynı yerde)

7)       İslam Ansiiklopedisi, Kadızâde maddesi, cilt 8, sayfa 642

8)       S. Shaw, (a.g.e.)  I , sayfa 286

9)       Mehmed Halife, Tarih-i Gılmânî, sayfa 44

10)   Katip Çelebi, (a.g.e.), sayfa 111, 112.

 


YORUM YAPMAYA NE DERSİNİZ

Yukarı Geri Ana Sayfa
d